EĞİTİMCİ-YAZAR AKAR "KORONA"YI TÜRKLERİN MEŞHUR DESTANI ERGENEKON'A BENZETTİ

30.03.2020 - Pazartesi 23:18

Efendim,sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim:”Bu da gelir bu da geçer.”. Geçmişte de nice salgınlar nice hastalıklar olmuştu.Evet, bu biraz farklı zira küresel boyutta.

Eğitimci Yazar A.Fukan AKAR Çinde başlayıp tüm dünyayı saran ve ülkemizi de etkisi altına alan Koronavirüs COVİD19 ile alakalı olarak ilginç bir yazı kaleme almış. istifadenize sunuyoruz...

Bin yıldır Anadolu hinterlandında olan TÜRKLER, türlü saldırılara maruz kaldı ama hepsinden sabırla ve sebatla çıkmasını da bildiler.Bugünde böyle bir dert…

Devletin tüm organları ilk günden beri gayet ciddi bir şekilde çalışmakta. Zaten devlet olmanın gereği de budur.Elbette bu süreçte eksikler olabilir,geç kalınmalar olabilir ama canla başla bir gayretin olduğunu da kimse inkar edemez.

Gelgelelim sosyal medyada herkesin fikir beyan etmesine.Herhalde bu da bugünümüzün en büyük handikapı.Her konuda uzman gibi görüş deklare etmek ve bir konuda konuşmayınca kendini rahatsız hissetmek bu çağa özgü bir davranış.Kimisi cami ve cemaatle,kimisi hoca ve müftüyle,kimisi tekbir ve dua ile anlamsız bir uğraşı içinde…Ancak ne var ki, içinden geçtiğimiz günler bunun sırası değil.Evet bir şeylere muhalif olabiliriz bir şeyleri eleştirebiliriz ama yeri ve sırası gelince…

Bugünlerde hızımızı azalttık ve evdeyiz. Evdeyken içine dönüyor insan. İçimizde ne çok ses, ne çok isim, ne çok hatıra, ne çok pişmanlık, ne çok kırık heves, gözyaşı, tebessüm, ağır taziyeler ile kıvançlı madalyalar yan yana asılı duruyor... İçimiz ne kadar kalabalıkmış meğer. İçimizde meğer bir deniz saklıymış. Bugünleri, Cenabı Allah’ın kendimizi gözden geçirmek için bize verdiği bir mühlet olarak görmemiz gerekiyor. İnsanlık tarihinde küresel olarak yaşanmış böylesi bir ‘’sükunet müeyyidesi’’ daha yok. Evet geçmişte büyük salgın hastalıklar yaşanmış, ama hiç birisinde tüm gezegeni aynı anda ele geçirmiş bir virüs yok... Bunun hakikati üzerinde düşünme fırsatımız var, ev günlerimizde. Bu fırsatı ne olur heba etmeyelim...

Hep birlikte toplum olarak yapmamız gerekenler var:

.Öncelikle tedbirlere harfiyen uyacağız.

.Görüşmeleri,kabulleri ve sohbetleri bir süreliğine erteleyeceğiz.

.İşimizle ilgilenip başkasının sahasına karışmayacağız.

.Uzman görüşüne ve bilime uyacağız.

.Ortalık bozguncularına ve fırsatçılara asla prim vermeyeceğiz.

Herkes fert fert, bu kurallara uyarsa 1 ayda üstesinden geliriz bu işin.Ve her şeyden ziyade söz dinleyeceğiz.

Evet bilim dünyası şu an yepyeni bir krizle karşı karşıya.Çok fazla bir öngörü yok.Tek yapılması gereken bu salgına yakalanmamak ya da çok geç yakalanmak…

Sözün tam da burasında Ergenekon Destanı’nı hatırlıyoruz: Bakalım bu demir dağı eritip “çıkış yolu” bulabilecek miyiz?

AHMET FURKAN AKAR

(EĞİTİMCİ-GAZETECİ-YAZAR)

 

YORUM YAZ
Tokat Duvar Kağıdı
YAZARLAR