Döner Sermaye Adaletsizliğine "ARTIK YETER"

31.03.2021 - Çarşamba 22:50

Sağlıksen Şube Başkanı Suat MANTAR: Sağlık çalışanlarını kanayan yarası Döner sermaye adaletsiz liginin son bulması için ''Artık Yeter'' dedi.

Tokat Devlet Hastanesi önünde Sağlık çalışanlarıyla birlikte basın açıklamısı yapan MANTAR:

Yaklaşık 5 ay önce bu meydanlarda Sağlık Çalışanlarına masalardan ve kürsülerden yapılan haksızlıklar ve yanlışlıklar devam ettiği müddetçe biz de meydanlarda doğruları anlatmaya devam edeceğiz diye sizlere söz vermiştik. Bugün bunun için buradayız. Sağlık çalışanlarının sesine ses vermek için burada olan Sağlık Çalışanlarımıza, Basın Mensuplarımıza ve Kamuoyuna selam olsun, hepinize teşekkür ediyorum.

Sözlerimize başlamadan önce dün Balıkesir’de meydana gelen trafik kazasında hayatlarına kaybeden ATT Ambulans Şoförü arkadaşımız ile ambulansta bulunan hasta ve hasta yakını için başsağlığı diliyor, Pandeminin başladığı günden bugüne kadar covid-19 nedeniyle şehit verdiğimiz sağlık çalışanlarını ve tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.

Öncelikle şunu belirtmek isteriz ki esnek mesaisi olmayan, çoğu zaman yıllık izinlerini dahi kullanamayan, covid-19’a en fazla yakalanan ve covid19 sebebiyle en çok can veren meslek grubu sağlık çalışanları iken, pandemi öncesi zamana göre geliri azalan tek meslek grubu da maalesef sağlık çalışanlarıdır.

Bizler bugüne kadar fırsattan istifadecilik olmasın diyerek, fazladan hiçbir iyileştirme istemedik. Pandemiden dolayı, gelirlerimiz azalırken tavandan döner sermaye verdik diyerek çift maaş alıyormuşuz gibi algı oluşturulmasından ise çok rahatsızız.

Pandemi başladıktan sonra çalışanlarına hiçbir gelir kaybı yaşatmayan Sağlık Bakanlığı dışındaki bütün bakanlık yetkililerini buradan tebrik ediyoruz.

Nasıl ki öğretmenler uzaktan eğitim yoluyla eğitim verdikleri halde sınıfta öğrenci varmış gibi gelir kaybı yaşamayıp, ek ders ücretlerini alabiliyorlarsa, diğer kamu kurum çalışanları esnek mesaiden faydalanıp, kimisi 80 saat, kimisi 50 saat çalıştığı halde gelir kaybı yaşamıyorsa, zaten esnek ve uzaktan çalışma imkanı bulunmayan sağlık çalışanlarımızın, üzerine bir de gelir kaybı yaşamasına itirazımız var.

Sağlık çalışanları Kamunun üvey evladı da bizim haberimiz mi yok? Eğer üvey evlat değil ise; pandemi döneminde hiçbir kamu kurum çalışanı maddi kayıp yaşamazken, Sağlık çalışanları en fazla riski alıp, bu savaşta en fazla can verip kayıp yaşarlarken, Döner Sermaye ve nöbet ücretleri üzerinden tasarruf sağlanmaya çalışılmasına itirazımız var?

Cephede savaşta iken özlük haklarımızı düzeltin demek elbette doğru değildir. Pandemide bu savaşın en önünde gitmesi gereken de sağlık çalışanlarıdır, buna da eyvallah… Bizim hiçbir talebimiz olmadığı ve de ekstra bir iyileştirme yapılmadığı halde, hatta gelirlerimiz azaltılırken artırdık, tavandan verdik gibi algı oluşturulmasına itirazımız var.

Cumhurbaşkanlığımızın, Bilim Kurulunun ve Hükümetin başarılı politikalarını hayata geçirirken, özellikle sağlık çalışanlarının tepkisini alacaksınız, moral motivasyonlarını düşüreceksiniz diyerek, dünyanın en zeki insanları görevlendirilse idi, onlar bile Sağlık Bakanlığının yaptığını başaramazlardı. Sağlık Bakanlığı aslında zor olanı başarmıştır.

Bugün, bir yılı aşkın süredir pandemi ile mücadele verilirken, biz artık diyoruz ki; ya pandemi bakanı ile sağlık bakanı farklı olsun ya da pandemi ile mücadele verilirken sağlık çalışanları yok sayılmasın.

Ocak ve şubat aylarına kadar durum böyle devam ederken, şubat ayından sonra yeni bir sorun fark ettik, yeni bir haksızlık fark ettik, yeni bir adaletsizlik fark ettik. Hazmedilmesi imkânsız derler ya hani, aynen böyle bu kadarı da olmaz denilecek cinsten bir adaletsizlik. Ne mi bu?

Verginin düşük olması gelirin yüksek olmasından dolayı her yıl mutlaka ocak ve şubat aylarında döner sermayenin en fazla alındığı aylar idi. Bugüne kadar biz böyle biliyorduk. Hastane geliri çok olursa çok alınır, az olursa az alınır. Ancak bugün bize yeni bir şey öğrettiler. Gelir az olsa da sıfır alınır, çok olsa da sıfır alınır. Performans yüksek de olsa sıfır alınır, düşük de olsa sıfır alınır.

Geçen yıl aynı dönemde 9 Trilyon fatura kesen bir hastanemizde sağlık çalışanları en az 700 TL döner sermaye almışken, bu yıl aynı hastanede 11 Trilyon fatura kesilmesine rağmen hiçbir sağlık çalışanı 1 lira ek ödeme alamamıştır. Bu nasıl bir şark kurnazlığıdır.

Pandemi hastanesi olmayan Sağlık kuruluşlarında çalışanlar ek ödeme alabiliyorlarken, Kovitle doğrudan mücadele eden Pandemi Hastaneleri ile en çok damlacık yoluyla bulaşan kovite rağmen, hastanın ağzında işlem yapmak zorunda olan Diş Hastanelerinde hekimlere ve çalışanlara ceza verir gibi ek ödeme vermemek nasıl bir vicdansızlıktır. Ekonomiyi düzeltmenin yolu Kahraman dediğiniz sağlık çalışanlarının cebine el atmak mıdır?

 

Sizlere Soruyorum…

Pandemiyle birlikte iş yükünüz kat be kat arttı mı?    EVET

Aldığınız riskler arttı mı?     EVET

Nöbet sayıları arttı mı?          EVET

Şiddet vakaları devam ediyor mu?     EVET

Peki, aldığınız ücretler arttı mı?           HAYIR

 

Peki bunca fedakârlığa rağmen hiçbir şey almadık mı?

Haksızlık etmek tabiki bize yakışmaz. Aldık… Bol bol alkış, kilo kilo takdir ve teşekkür aldık öyle değil mi?

Yoksa siz hala borçlarınızı alkış ve teşekkürle ödeyemiyor musunuz?

Ev sahibinizi alkışladığınızda kirayı ödenmiş saymıyor mu arkadaşlar?

Bizler artık diyoruz ki; biz tüm sağlık çalışanları olarak, sizlerin her platformda tavandan verdik dediğiniz halde hiç kimsenin almadığı ek ödemeleri son kuruşuna kadar vereceğiniz hesap numaralarına yatırmaya hazırız. Özellikle ocak-şubat aylarında çalışanlarımızın birçoğunun bizlere gelerek, böyle komik ücretler verip adına da tavandan ek ödeme verdik diye algı oluşturuluyorsa biz bu miktarları kuruma iade etmek istiyoruz sözlerine kayıtsız kalamazdık.

Bu nedenle biz genelde sıfır veya kuruşlu olan döner sermaye ödemelerimizi, ne kadar aldığımızın daha iyi anlaşılabilmesi için yetkililere iade ediyoruz. Ayrıca bu miktarları da vereceğiniz hesap numaralarına yatırmayı buradan taahhüt ediyoruz.

Buyurun arkadaşlar Şubat ayında aldığınız ek ödeme miktarlarını sandığa atınız….

Hem Sağlık Çalışanlarını çok seviyoruz deyip hem de gelir kaybı yaşatılan tek meslek grubunun sağlık çalışanları olmasını bizler kabul etmiyoruz.

Halkın ve milletin takdirine eyvallah, alkışlarına da eyvallah, onlara teşekkür ediyoruz. Bizim için onurdur, gururdur. Bizler mesleğimizin onuru için sahada sonuna kadar mücadeleye de devam edeceğiz. Ancak bizleri hem alkışlayıp hem de bizim üzerimizden ekonomik tasarruf sağlamaya çalışan yetkililerin alkışlarını ise onlara iade ediyoruz.

 

Bizler sağlık çalışanlarının haklarını korurken, hak veren değil hak arayan bir kuruluş olduğumuzu biliyoruz. Bu hakları ararken de takip ettiğimiz iki yol var. Ya sorunları konuşarak, iletişimle çözeriz ya da konuşarak çözmek mümkün değil ise Sağlık Çalışanlarının sesine ses vererek onların sesini, çığlığını bütün kamuoyunun vicdanına, yetkilerin ve çalışanların vicdanlarına yerleştirene kadar mücadelemiz devam eder.

Yereldeki Sağlık Yöneticilerinin ekonomik tasarruf sağlamak için çalışanlara nöbet ücreti yerine nöbet izni vermelerini asla kabul etmiyor ve yanlış olarak görüyoruz.

Sağlık Bakanının, sağlık çalışanlarının hak ettiklerini veremediğimizi biliyoruz ve biz verilmesi için çok uğraşıyoruz demiş olmasını anlıyor ama bunu kabul etmiyoruz.  Onay makamındaki insanların bizi haklı görüp hakkımızı verememesi asla kabul edilemez. Çünkü onay makamı, yetki makamıdır…

Sonuç olarak 2021 yılında elimize geçen toplam ücret bir yıl öncesine göre aylık 700-800 TL daha azdır. Hayat standartları, elektrik, doğalgaz, mutfak ve benzeri ihtiyaçlar için giderlerimiz her gün artarken, bizlerin azalan gelirlerimizle hayatımızı nasıl sürdürebileceğimizi yetkililere sormak istiyorum.

Doğru kimden gelirse gelsin biz takdir ederiz. Ülkemizin birlik, beraberliği ve milletimizin değerlerine bir saldırı olduğunda karşı durmuş olmamız, Çalışanlarımızın maddi ve özlük hakları söz konusu olduğunda karşı çıkmayacağımız ve tepkisiz kalacağımız anlamına gelmez ve bunu bizden kimse bekleyemez, isteyemez.

Bizler üye olmak için kâğıda atılan imzayı sıradan bir imza olarak görmüyor, maddi ve özlük haklarının korunması için bizlere teslim edilmiş olan bir emanet olarak görüyoruz. Bu emaneti korumayı da insanlığımızın ve inancımızın gereği sayıyoruz.  Bu emaneti siyasi düşüncelere ve ideolojilere hizmet aracı olarak kullanmayı da emanete ihanet olarak görmekteyiz ki, Allah bize hiçbir zaman emanete ihanet etmeyi nasip eylemesin.

Bu uğurda Sağlık Çalışanlarının haklarını korumak için ödenmesi gereken ne bedel varsa da biz ödemeye hazırız.

HABER MERKEZİ

YORUM YAZ
Tokat Duvar Kağıdı
YAZARLAR