14 MART TIP BAYRAMI DOLAYISIYLA ZİYARET

15.03.2021 - Pazartesi 18:36

Tokat Uyuşturucu ve Madde Bağımlılığıyla Mücadele Derneği Başkanı Fatma Dinçer, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Hacı Ahmet Sümbül’e ziyaret gerçekleştirdi.

Mülteci Gönüllüler, Birleşmiş Milletler UNHCR adına yapılan ziyarette Afgan Gönüllüler tarafından hazırlanan el işi sarma tablo hediye edilerek tüm sağlık çalışanlarının tıp bayramı kutlandı. Mültecilere Tokat’ta sağlanan sağlık hizmetleri için teşekkür edildi. İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Hacı Ahmet Sümbül ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Yüzlerce yıldır insanlar göç etmekte, göç etmek zorunda kalmışlardır. İçinde bulunduğumuz dünyayı şekillendiren bu göçler sebebiyle tarih, bir anlamda göç tarihi olarak nitelendirilebilir. Geçen yüzyılda meydana gelen ve günümüzde giderek artan küresel göç hareketleri önemli sağlık sorunlarını beraberinde getirmiştir. Türkiye’de mülteci ve sığınmacı  hareketleri geçmişten bu yana mültecilik ve sığınma hareketleri olan farklı gruplar da vardır. Zulüm ve baskı nedeniyle ülkelerini terk etmek zorunda kalan, geldikleri ya da vardıkları yerde insan hakları ihlalleriyle karşılasan kişilerin, ulusal ve uluslararası seviyede korunması, ahlaki olduğu kadar hukuki de bir zorunluluktur. Bu bağlamda da kişilerin hayatlarını sürdürebilmeleri için beslenme, barınma hizmetlerinin sağlanmasının yanında sağlık hizmetlere erişimi gerekliliğinden uluslararası düzenlemelerle birlikte ulusal mevzuatta da yer almaktadır. Türkiye’de en son yürürlüğe giren genel sağlık sigortası uygulaması ile öncelikle uluslararası göç edenler kapsamında olan vatansız ve sığınmacılar kapsam dahiline alınmıştır.

Genel sağlık sigortasından sağlanan sağlık hizmetlerinden sigortalının yararlanmasının en temel koşulu prim ödeme koşulu olup, uluslararası göç eden gruplar için de prim koşulu var mı, sistem kapsamında alınmaların dışında hangi koşulları sağlamaları gerekliliği bu çalışmada araştırılmıştır. Çalışma da mülteci ve sığınmacıların genel sağlık haklarına değinilmeden önce sağlık hakkı ve uluslararası göç olgusu, Türkiye’ye yönelik uluslararası göç hareketleri ve Türkiye’de sağlık uygulaması ayrıca incelenmiştir. Sağlık hizmetleri bakımından toplum ve birey arasında süregelen ve daha çok yararcılık ilkesine dayanan ilişki biçiminin; birisi için "hak" diğeri için "ödev" şeklinde bir ilişkiye dönüşmesi ancak 1948 yılında İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ile gündeme gelmiştir. Bugünkü anlamıyla sağlık hakkının kapsam ve içeriğinin oluşmasında Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen "İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi"nin yanı sıra Dünya Sağlık Örgütü tarafından geliştirilen sağlık tanımının da önemli payı varır. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ile modern sağlık kavramının içerikleri göz önünde bulundurulduğunda insan hakları ve sağlık hakkının kesiştikleri birçok nokta vardır. "İnsanın iyilik haline ulaşması" bu kesişim noktalarından birisidir. Bu çalışmada sağlık, sağlık hakkı ve insan hakları kavramları çerçevesinde sağlık hakkının, insan hakları çerçevesindeki yeri ve önemi göz önünde bulundurularak, sağlık hakkı ile insan hakları arasındaki ilişkiler tartışılmıştır. Son yıllarda Dünya’da ve Türkiye’de artan uluslararası göç sonucunda göç edenlerin gittikleri ülkelerde insani koşullar altında yaşayabilmeleri için uluslararası hukukta ve ulusal hukukta bir takım düzenlemelere gidilmiş ve özellikle de son dönemde savaş ya da iç karışıklık nedeniyle giderek artan mülteci ve sığınmacı hareketleri, Dünyanın ve Türkiye’nin gündemi haline gelmiştir. Çalışmada, mülteci ve sığınmacıların gittikleri ülkede sağlıklı bir şekilde hayatlarını idame ettirilebilmeleri için mülteci ve sığınmacılara yönelik sağlık hizmetlerinin yasal dayanakları Türkiye çerçevesinde incelenmiştir. Türkiye, mülteci ve sığınmacı statüleri belirlenirken temel sözleşme olan Birleşmiş Milletlerin Mülteciler Hukukuna İlişkin Sözleşmeye coğrafi çekincene koyarak, mülteci ve sığınmacıların sağlık hizmetlerinde yararlanmalarında sorunlara neden olmaktadır. 5510 sayılı kanun, 6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ve Geçici Koruma Yönetmeliği ile mülteci ve sığınmacıların sağlık hizmetlerinden yararlanmalarına yönelik düzenlemeler yapılmıştır. Çalışmada, ilk olarak sağlık hakkı ve uluslararası göç ve uluslararası göç edenlerin sağlığı ele alındıktan sonra, Türkiye’nin göç profili incelenmiştir. Türkiye’de genel sağlık sigortası uygulamasının genel çerçevesi çizildikten sonra mülteci ve sığınmacıların genel sağlık haklarına değinilmiştir.” Dedi.

HABER MERKEZİ

YORUM YAZ
Tokat Duvar Kağıdı
YAZARLAR